Gizleyemiyorum nefretimi
Hatırlıyormusun 2010 senesini ,
Okulun arkasındaki duvarda saklanan baş harfleri ,
O zamanadan bu zamana silinen geçmişi ,
Usulca çekip gitmenin sebebini ,
Ve defterlerime saklanan göz yaşlarımı ,
Hepsini yatırıyorum bu gece masaya ,
Bakıyorum bir bir gülüşlerine ,
Artık fark ettim
Kaybettiği tekşey yüzündeki o masumiyetin ..
Ve BİZ aslında....
Birkan Çakır
Akıllanmayan Çocuk
Hala çocukmuşum gibi geliyor
Yetiştiremediğim karakterlerim var
Koskocaman da olsa dünya bana dar
Hayalleri olan bir adamım ben umutlarıyla yaşayan
Her sabah aynaya bakınca afallayan
Bir çocuğum ben, kafası kolay karışan
Hala oturmamış karakterimle yürüyorum
Arada derede gezen kişiliğimle
Sorulara bilmiyorum diye cevap verişimle
Kimliksizliğe bürünmüş kimliğimle
Hala büyümedim ben, safım, şaşkınım
Beş sene sonra olgunlaşırım herhalde
Alışırım gözlerimi açmaya yalan dünlere
Alışırım yalan söyleyip yalandan gülmeye
Alışamadım ama olsun, alışırım
Hala çocuğum ben, peri masallarına inanan
Leyla ile mecnunu gerçek sanan
Aşk fantazilerine kanan
Hala çocuğum ben
Akıllanmayan
Hiçbir şeye inanasım yok, karmaya mesela
Ne anlamı var ki, hep tutarsızım hep tutarsız
Carpe dieme kavuşacak karakterim
Bir eda ve bir veda ile yaşayacağım
Mesela ruha enerjiye yeterince inandım
Saf olan "şey"in varlığına delalet aradım
Yılmadım, yılmadım ama, yılmak istiyorum
Hala çocukmuşum gibi geliyor
Çocuk olduğunu anlayınca büyümüyor insan
Çocuğum hala, şaşkın, sekiz yaşında
Umutları olan, hayalleri olan, masumluğa inanan
Şaşkın bir çocuktan fazlası değilim
Sadece biraz kirlenmiş bedenim
--Tepedeki Ev--
Elbet hatırlasın, benim hatırladığım gibi,
Geçmişe çöken karanlık bir kıvılcıma ihtiyaç bile duymadan ışıldar kimi zaman,
Güneşten daha şehvetli aydan daha duru,
Korkarım, son bir gayret mi bu, bıkmışım zaten hayattan.
:
İçimdeki o hırçın Karadenizli çocuktan,
Büyümeyi becerememiş, şimdi anladım...
Bazen kimse yokken fındıklığın yamaçlarına tırmanırdık onunla,
Evimizin karşısındaki manzaradan evimizi izlerdik.
Sırtında kırk kilo fındık çuvalı, aklında milyarlarca yıllık hatıra, daha on üç yaşında.
Ne büyük karmaşa, şakaklarından akan terler yıldıramazdı onu,
Bıkardı kimi zaman, binerdi o feci bisikletine, koca dağı gezerdi.
Şimdi anladım, durum kötüydü, ailesinin doğum gününü pek kutlayamazdı.
Ama kimsenin kini unutmazdı, hep yalnızdı o uşak,
Seni tanıyınca fark etti, cebinde Camel Black bir zippo, ağzında tüten sarı filitreli cigara.
İyi çocuktu, dün sırtımda çuvalla bayırı çıkarken rastladım,
O feci bisikletiyle şimşek gibi geçti yanımdan.
Şakağımdan terler akıyor malum yaz geldi hava sıcak,
Tepeden eve baktım az önce kimse yok!
Su verirdi babaannem olsa, hadi oğlum derdi bir gayret, az kaldı.
Bir gayrette babaanne, ev boş ne önemi kaldı.
Kızıyorum kendime anla beni , senden başkası da anlamazdı zaten,
Aklımda bir sen içimde kocaman yalnızlığım, artık mübah mı hayat.
Haydi çocuk git başımdan...
Birkan ÇAKIR